• Selanik caddesi 35/3 Kızılay Çankaya Ankara
  • info@scp.org.tr

CUMHURİYETSİZ TÜRKİYE PLANINIZI YIRTIP ATACAĞIZ!

İktidarın tasarladığı amaç doğrultusunda hedefi netleşti.

“Cumhuriyeti tasfiye etmek”, bunu çok iyi biliyoruz.

“Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu” raporu, Eğitim Bakanının talimatları, Adalet ve İçişleri Bakanları’nın göreve getirilişi adım adım değil koşar adımla yıkıcılık yolunda ilerlemenin açık göstergesidir.

Anayasanın ilk dört maddesinin değiştirilmesine, Laik Türkiye Cumhuriyeti’nin bölünmesine, Eğitimde tarikatçı, gerici, laiklik dışı anlayışa asla izin verilmeyecektir.

Gün geçmiyor ki MEB laiklik ilkesine ve bilimsel eğitime aykırı bir uygulamayı devreye sokmasın. MEB adeta Diyanet işlevi görüyor. Onca sorun arasında Bakan Tekin bu kez de okullara talimat göndererek Ramazan boyunca her düzeyde bir dizi etkinliği gündeme getirdi. Okullar farklı inanç gruplarından ve hatta inancı olmayan öğrencilerin bir arada bulunduğu kamusal alanlardır. Tek bir inanç çerçevesinde şekillendirmek yanlıştır. Laik Türkiye Cumhuriyeti’nde bu tür uygulamalar vahimdir, kabul edilemez. 1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu ve ilgili Sosyal Etkinlikler Yönetmeliği’nde, müfredatta yer almayan dini içerikli faaliyetlere açık bir izin yoktur.

Bundan önce ÇEDES Projesi ile okullara din adamlarını, imamları sokan MEB bu kez de “Maarifin Kalbinde Ramazan” ile de bu sınır tanımaz gerici ve ayrımcı projesini gündeme getirdi. Anaokullarından başlayarak ilkokul, ortaokul ve lise düzeyinde yapılacak etkinliklerde cami ziyaretleri, ailelerle birlikte toplantı ve iftar, sonunda anketler, lise düzeyinde sözde uzmanlarla iftar sohbetleri, günlük tutma vs. çeşitli uygulamaların yer aldığı etkinlikler öğrencilere adeta dayatıldı. Yapılacak etkinliklerin içeriği de endişe vericidir. Türkiye şeriatla yönetilmiyor, yönetilemez de. Milli kültür, medeniyet ve hukuk düzeni içinde onurlu bir hayat sürdürme öğretisinin öğrencilere aşılanması kılıfı ile hareket edenler bu hayallerinden vazgeçmelidirler.

Dernek adı altında ve MEB ile protokoller imzalayarak okullara sızan tarikatlar için yeni bir proje ortaya sürülmektedir ve biz bu gericilik hareketlerini MEB’in benzer etkinliklerinde olduğu gibi Cumhuriyet düşmanlığı olarak görüyoruz. Laik eğitim, her inanç grubuna ait öğrencinin eşit eğitim hizmetini, hiçbir ayrımcılık ve dayatmaya maruz kalmadan almasıdır.

Anayasa’ya göre hiçbir yurttaş dini dayatmalara mecbur bırakılamaz ve Milli Eğitim Temel Kanunu’na göre Türkiye Cumhuriyeti’nde eğitim, laikliğe uygun olarak verilir. Yani Ramazan etkinlikleri için “hukuk düzeni” vurgusu yapan Bakan Tekin’in önce kendisinin hukuku öğrenmesi ve uygulaması gerekmektedir.

Paylaş
Bağlantıyı kopyala