Bugün, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde, emperyalizme karşı verdiğimiz Kurtuluş Savaşı’nın taçlandığı, Dumlupınar’da, Başkomutanlık Meydan Muharebesi ile tarihe zafer olarak kazınan 30 Ağustos’un 103. yıl dönümünü kutluyoruz.
30 Ağustos, yalnızca geçmişin görkemli bir zaferini anmak için değil, o zafere olan hasreti ve uğruna verilen mücadeleyi sahiplenmek için de önemli bir gündür. Çünkü 103 yıl sonra, kanla, canla ve iradeyle kazanılan tam bağımsızlık, kurulan cumhuriyet ve onun kazanımları; AKP-MHP-DEM ittifakının oluşturduğu “Yeni Orta Çağ ve Karşı-Devrim İttifakı” eliyle içeriden tasfiye edilmiş; vatanımız, Amerika-İsrail ekseninin tankıyla, topuyla, parasıyla, üsleriyle ve kültürel hegemonyasıyla yeniden işgal altına alınmıştır.
30 Ağustos 1922, milletimizin küllerinden doğuşunun adıdır. 30 Ağustos 2025 ise, bu ikinci işgale karşı “İkinci Kurtuluş Savaşı”nı başlatma arefesinin adıdır!
Cepheler değişti. Düşman, artık yalnızca üniformalı asker değildir. Düşman; IMF’nin faizi, NATO’nun kanlı projeleri, Dünya Bankası’nın dayatmaları, AB’nin siyasi şantajları, Amerika-İsrail’in Ortadoğu’ya yönelik saldırgan politikalarının bir uzantısı olan yabancı şirketlerin talan projeleri ve onların yerli işbirlikçileri olan “Yeni Orta Çağ İttifakı”, “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” adı altında anayasal çerçeveye oturttuğu tek adam diktatörlüğü ve onun mafya-tarikat-rant düzenidir.
Bugün, yeni bir “30 Ağustos ”a ihtiyacımız var. Bugün emperyalizmin “Osmanlıcılık” tuzağına değil “Kuvvayı Milliye Ruhu”na ihtiyacımız var. O ruh; teslimiyeti değil, direnişi; kaderi değil, iradeyi; korkuyu değil, cesareti; bölünmüşlüğü değil, milletin gerçek birliğini temsil etmektedir.
Sosyalist Cumhuriyet Partisi Olarak, İlan Ediyoruz Ki:
Tam Bağımsızlık / Anti-Emperyalizm Mücadelemizin Temelidir:
Atatürk’ün “Ya istiklal, Ya Ölüm!” sözü, bugün bizim için de tek yol göstericidir. Amerika-İsrail emperyalizminin bölgemizdeki saldırgan varlığına ve onun işbirlikçisi Karşı-Devrim İttifakı’na karşı mücadele, en temel görevimizdir. NATO’dan derhal çıkılmalı, yabancı askeri üsler kapatılmalı, KKTC üzerindeki emperyalist oyunlar bozulmalıdır. Ekonomi, dış borç ve emperyalist kuruluşların dayatmalarından kurtarılmalı, milli ve demokratik halk iktidarında planlı bir kamucu ekonomiye geçilmelidir.
Halk İktidarı ve Devrimci Cumhuriyet Hedefimizdir:
Mevcut rejim, AKP-MHP-DEM ittifakının “Yeni Anayasa” ile pekiştirmeye çalıştığı, tek adam diktatörlüğünde ulusal bütünlüğü ve cumhuriyeti ortadan kaldırmayı hedefleyen bir karşı-devrim düzenidir. 30 Ağustos, egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu cumhuriyetimizin şafağıdır. Bu egemenliği geri almak için, “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” lağvedilmeli, yerelden merkeze örgütlenen Halk Meclisleri sistemiyle donatılmış, gerçek anlamda demokratik, laik bir cumhuriyet inşa edilmelidir.
Altı Ok Temel Şiarımızdır:
Bugün, yoksulluk, enflasyon ve işsizliği göğüsleyen emekçi halkımızdır. 30 Ağustos, sadece siyasi değil, ekonomik bağımsızlığın da zaferidir. Büyük toprak ağalığı tasfiye edilmeli, tekelci sermaye kamulaştırılmalı, üretim araçları emekçilerin eline geçmeli, herkese iş, aş, insanca yaşam garantisi sağlanmalıdır. Altı Ok Programı üreten-emekçi halkın elinde ancak hayata geçirilebilecektir..
Üniter Devlet ve Gönüllü Birlik Harcımızdır:
30 Ağustos, Türk’ün de, Kürt’ün de omuz omuza savaştığı, kanlarının toprağa karıştığı bir zaferdir. Bugün iktidardaki Karşı-Devrim İttifakı, halkımızın tarihsel birliğini ve kazanımlarını mafya-tarikat düzeninin ve emperyalizmin çıkarları için yok etmeye çalışmaktadır. Bu ittifak, emperyalizmin bölgesel planlarına hizmet uğruna bu kardeşliği bozmak için çabalamaktadır. Halkımız tıpkı Kurtuluş Savaşı’ında olduğu gibi bu hayasız akına karşı tek yürek olacaktır.
Cumhuriyet’in kazanımlarına, bilimsel eğitime, laikliğe yönelik gerici saldırılar, iktidar ittifakının “Yeni Ortaçağ” projesinin ta kendisidir. Tarikatların ve cemaatlerin devlet ve eğitim üzerindeki vesayetine son verecek, bilimi ve aklı rehber edinen aydınlanmacı bir kültür devrimini, üreten ve bölüşen bir toplum inşasıyla taçlandıracağız.
30 Ağustos, bir milletin ölüm kalım savaşından zaferle çıkışının adıdır. Bugün, “Amerikan-İsrail Emperyalizmi ve Yerli İşbirlikçisi Karşı-Devrim İttifakı”na karşı yeni bir ölüm kalım savaşı veriyoruz. Bu savaş, ormanda, madende, fabrikada, tarlada, okulda, mahallede hayatın her noktasında veriliyor. Hedefimiz, emperyalizmin ve işbirlikçilerinin tasfiyesi, tam bağımsız, gerçekten demokratik Türkiye için Cumhuriyet Devrimi’nin tamamlanmasıdır.
103 yıl önce Dumlupınar’da kazanılan zafer, bugün halkımızın elinde bir meşale olacaktır. Bu meşale, karanlığı delecek, yarını aydınlatacak; gençlerimizin, kadınlarımızın, emekçilerimizin ellerinde yükselecektir.
Yaşasın 30 Ağustos Zaferi!
Kahrolsun Emperyalizm ve Yerli İşbirlikçileri!
Yaşasın Tam Bağımsız ve Gerçekten Demokratik Türkiye Mücadelemiz!